• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/
  • https://twitter.com/
Üyelik Girişi
Site Haritası
Kategoriler
Hava Durumu
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.74305.7660
Euro6.33076.3561
TARİHTE BUGÜN

Tarihte Bugün v.5.0

    • El-Kassas 88: "Allah ile beraber başka bir Tanrı bulup o'na tapma,o'ndan bakşa hiç bir tapacak yoktur. O'nun Zâtından başka her şey helâk,yani yok olucudur,fanidir,geçicidir. Hüküm o'nundur ve siz ancak o'na döndürüleceksiniz."
    • Tevbe 28: Ey iman edenler! Müşrikler,ancak bir pisliktirler;atık bu yıllardan (hicetin dokuzuncu yılından) sonra Mescid-i Haram'a yaklaşmasınlar.Eğer fakirlikten korkarsanız.Allah sizi fazlından zenginleştirecektir inşallah. Gerçekten Allah Alimdir,Hâkim'dir. 
    • El-Vakıa 77: O,elbette şerfli bir Kur'an'dır. 78: Öyle ki,( Allah katında ) Levh-i Mahfuz'da saklıdır. 79: O'na ( Dış ve İç Pisliklerden ) temizlenenlarden başkası dokunamaz. 80: Alemlerin Rabb'inden indirilmedir o...
    • Bakara 115: "Mesrik de Allâh'indir, magrib de. Hangi tarafa dönerseniz, Allah'in yüzü oradadir. Çünkü Allâh Vasi'dir, Alîm'dir"
    • 8 Enfal 17: Resulüm (savaşta) onları siz öldürmediniz,fakat Allah onları öldürdü.Attığın zamanda sen atmadın,fakat Allah attı...
    • 92- Âli İmran 92: Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcamadıkça,iyiliğe asla erişemezsiniz. Her ne harcarsanıZ Allah onu bilir.
    • ARAF SURESİ AYET 146: Yeryüzünde haksız yere ululuk satanlara ayetlerimizi idrak ettirmeyeceğiz, zaten onlar, hangi delili görseler inanmazlar, doğru yolu görseler o yola gitmezler, fakat azgınlık yolunu gördüler mi hemen o yola gitmeye koyulurlar; bu da ayetlerimizi yalan saymalarından ve onlardan gaflet etmelerinden ileri gelir
    • 18 Kehf 65: "fevecedâ abden min ibâdinâ âteynâhü rahmeten min indinâ ve allemnâhü min ledünnâ ilmâ" ( Orada ) kullarımızdan bir kul buldular ki,biz ona katımızdan bir rahmet vermiştik ve ona katımızdan bir ilim öğretmiştik.
    • 7 / A'RÂF - 179 Andolsun ki; Biz cinn ve insanlardan bir çoğunu cehennem için yarattık. Onların kalbleri vardır; anlamazlar, gözleri vardır; görmezler, kulakları vardır; duymazlar. Onlar; hayvanlar gibidirler, hatta daha da sapıktırlar. İşte onlar; gafillerin kendilerdir.
    • 10 / YÛNUS - 100: Allah'ın izni olmadıkça hiçbir benlik iman edemez. Allah, pisliği, aklını kullanmayanlar üzerine bırakır.
    • 8-ENFAL: 22 - Çünkü yeryüzünde dolaşan canlıların Allah katında en kötüsü anlamayan ve düşünmeyen sağırlarla dilsizlerdir.
    • 4 - Nisa: 79 - (Ey insanoğlu!) sana gelen her iyilik Allah'tandır, sana ne kötülük dokunursa kendindendir. Ey Muhammed! Biz seni bütün insanlara bir elçi olarak gönderdik. Buna şahit olarak da Allah yeter.
    • 8-ENFAL: 22 - Çünkü yeryüzünde dolaşan canlıların Allah katında en kötüsü anlamayan ve düşünmeyen sağırlarla dilsizlerdir.
    • Kehf Sûresi: 25: Onlar mağaralarında üçyüz sene durdular, dokuz da ilave ettiler.
    • 87, Â'lâ sûresi:14-15: Elbette kurtulmuştur temizlenen, Rabb'inin adını anıp, O'na kulluk eden.

LÂ İLÂHE İLLÂLLAH DİYEN

LÂ İLÂHE İLLÂLLAH DİYEN 

Değerli kardeşlerim. Hazreti resulullah (sallallahü aleyhi ve sellem) efendimiz "Lailaheillallah" diyen herkes cennete girecektir diyor. Madem ki, her "Lailaheillallah" diyen cennete girecekse, o vakit hiç bir ibadete gerek yok mu diyelim? Adam ya da Kadın; her türlü fitne-fesat yapsın, içki, kumar, fuhuş, hırsızlık, cinayet, kapkaç, gasp, darp vs. Kötü işleri işlesin, öleceğine yakın "Lalaheillallah" deyip kurtulsun ve cennete girsin! Allah'ın adaleti bu mu? Ya da bu hadisi bizler yanlış anlayıp, yanlış mı yorumluyoruz yoksa? O zaman tek yapmamız gereken şey. "Lailaheillallah" lafzının ne demek istediğini anlamak ve yaşamaktır. Ne demek "Lailaheillallah", nasıl anlayalım bu mübarek lafzı? Evvela bu mübarek lafzın manasını bilelim. 

Lailaheillallah: Allah'tan başka İlah yoktur demektir. Zahiri anlamı ile Allah'tan başka ilah olmadığını dil ile söylediğimiz halde, yine de bilerek, bilmeyerek kendimizi ilahlaştırdığımızın farkında mıyız, hiç düşündük mü? Aslında "Lailaheillallah" lafzının manasını bilmeden söylemek KÜFÜR'dür! Neden küfürdür diyorum? Çünkü, Allahü Teala (c.c.) cümle işlerin faili, yani işleyeni olduğu halde, bizler ne diyoruz? Allah bana kudret verdi ve ben, iyi kötü bir çok işler yapıyorum! Bu düşünce külliyen yalandır. Çünkü, Allahü Teala: 48 Fetih suresi'nin 10. Âyet'inde şöyle buyuruyor! 

48 Fetih 10: "Sana biat edenler ancak Allah'a biat etmiş olurlar. ALLAH'ın eli onların ellerinin üzerindedir..." 

Allahü Teala (c.c.) hazretleri, yine başka bir ayetinde 8 Enfal suresi 17. Âyet'inde şöyle buyuruyor! 

8 Enfal 17: "Resulüm (savaşta) onları siz öldürmediniz, fakat Allah onları öldürdü. Attığın zamanda sen atmadın, fakat Allah attı..." 

Evet sevgili dostlarım. Allahü Teala (c.c.) hazretleri, ayetlerinde açık açık, her işin failinin yani tek işleyenin kendisinin olduğunu söylerken. Bizler de kendimize, bilmeden ilahlık isnad ederek falanca güzel işleri ben yaptım, yapıyorum der dururuz. İşte bu ayetlere göre "Lailaheillallah" derken kendimize kudret biçmekle Allah'ın işlerine ortak olmakla bilmeden küfre düşmüş oluyoruz. Ben işliyorum, ben hayat, ilim, irade, semi, basar, kelam, kudret, tekvin sahibiyim, bunları bana Allah verdi demek, "Lailaheillallah'a" ortak olmaktır ve küfürdür. Bütün bu hasletlerin hepsi Allah'a aitken, nasıl olur da Allah'tan korkmadan, utanmadan, sıkılmadan, edepsizce "Lailaheillallah" diyoruz, diyebiliyoruz? 


Hakikat'te "Lailaheillallah" demek; Allah'ın efal'ini, sıfat'ını, zat'ını Hakk'a vermekle olur. Allah'ın efal'ini, sıfat'ını, zat'ını Allah'a iade etmedikçe, asıl fail (İşleyen), mevsuf (sıfat sahibi), zat'ın (vücud sahibi) Allah'a ait olduğuna iman getirmedikçe, istediğin kadar, istediğin sayıda "Lailaheillallah" de imansızsın! Ne zaman ki, efal'e, sıfata, zat'a iman edersin, işte o zaman "Lailaheillallah" dedin. Yoksa istediğin kadar "Lailaheillallah" de küfürdesin, şirktesin! Kendine ait olmadığı halde, kendine nispet ettiğin fenai efal'ini, fenai sıfatını, fenai zatını ifna (yok) etmedikçe imansızsın. Çünkü, bilmeden de olsa kendini, Allahü Teala'ya ortak koşmaktasın. Ne zaman bu üç fenanı ifna (yok) eder, Allah'ı, şirksiz tevhid edersin, işte o zaman, gerçek mana da "Lailaheillallah" demiş olursun ve tevhid cennetlerine girer, ebedi huzura ermiş olur, rahata kavuşursun. 

Eyy... Kardeşim; sen istediğin kadar dilinle "Lailaheillallah" de gene de cehennemliksin. Çünkü; kendine, olmayan bir varlık isnad ettin. Sevgili gönül dostlarım, Hasan Basri Taptık Baba Hazretleri, bir ilahisinde şöyle diyor konu hakkında! 


MELAİK SIFATIM, ZATIMDIR ÂDEM 

Melaik sıfatım, zatımdır Âdem, 
Sıfatım zatıma eyledi sücud. 
Zatımla sıfatım her an da hemdem, 
Ârif olmayanlar oldular merdud. 

Kesrette zatımı eyledim ıyan, 
"Te'vem"dir buyurdu Âdem'le Kur'ân. 
Anlamaz bu remzi sireti hayvan, 
Çünkü verdi onlar kendine vücud. 

Zat'ı Hakk'da ifna eyleyen varın. 
Çıkarır gönlünden kamu ağyarın. 
Her nazarda görür vechini yarın. 
"Semme vechullah"da sacid-ü mescud. 

"Basri" basiretten dur olma zinhar, 
Dünya vü mafiha budur ey yâr. 
Görünen kendisin bil yoktur ağyar, 
Anasır donunda kulsun, hem mabud. 

İşte böyle değerli gönül dostlarım, insanoğlu, kadın erkek, kendi varlığınla "Lailaheillallah" diyemez! Dese bile, bilsin ki, küfre düşer, hayatı boyunca bimeyerek de olsa, Allah'ı tevhid ediyorum zannı ile küfür eder durur da haberi olmaz. Dediğimiz gibi, kim ki, kendisine ait olduğunu zannettiği fenai efalini, fenai sıfatını, fenai zatını Hakk'da ifna (yok) etti. İşte o zaman hakiki manada şirksiz ve küfürsüz olarak "Lailaheillallah" dedi. Kendi benliğimiz dururken, Hakk'ı Hakk ile tevhid edememişken, cenneti unutun gitsin, hayalini bile kurmayın. Hakiki manada "Lailaheillallah" lafzını, ancak ve ancak, Havvas-ül Havvas olanlar derler. Allah'ı birlemek kolay değildir. Dediğim gibi, Allah'ı Allah ile tevhid edemeyenler cenneti unutsunlar. Yunus Emre hazretlerinin bir beyitinde dediği gibi; 

Cennet cennet dedikleri, 
Bir kaç köşkle bir kaç huri. 
İsteyene ver onları, 
Bana seni gerek seni. 

Demek ki, en güzel cennet, Hakk'ın vechini görmek, Hakk'ta yok olmakmış. "Lailaheillallah" demek için ölmek gerek. Ölmek içinse, bir Kâmîl-i Mürşid gerek ki; hakiki mana da "Lailaheillallah" diyebilelim. Allahü Teala (c.c.) hazretleri cümle canlara Hakiki manada "Lailaheillallah" demeyi ve efal, sıfat, zat cennetlerine girmeyi nasip etsin inşâallah Âmin. Cümlenizi Allah'a emanet eder, gözlerinizden öperim. Aşk-ı niyaz ile... Huu.. 

Yahya Salih Altındağ (Fakîrullâhmelâmî). 
İstanbul. 
10/01/2011/Pazartesi. 


Yorumlar - Yorum Yaz
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam1
Toplam Ziyaret320737
Saat
Duyurular
Anket
CAMİLER ALLAH'IN EVİ MİDİR?
Takvim
Namaz Vakitleri
Her güne bir dua

Edep Ya Hû
EDEP YÂ HÛ...
 
Edep ayağa düşmüş de,
Pazar'da satılır olmuş.
Sakız olmuş dillerde,
Bilmeden söylenir olmuş.
 
Bize edepsiz diyenler,
Edebe dâvet edenler,
Edep dersi öğretenler,
Edepsizce söyler olmuş.
 
Edep yâ hû diye diye,
Ortalarda gezenlere
Sordum, edep nedir diye.
Başı önde susar olmuş.
 
Edep yâ hû nedir bilmez,
Özünü tefekkür etmez,
Tahkik ile söyleyemez,
Çün, taklîden söyler olmuş.
 
"Yahya Salih" edep yâ hû,
Edepsizlik etme yâ hû.
Uyan aç gözünü yâ hû,
Nefsin Hakk'a söver olmuş.
 
Fakirullahmelâmî
 
Edep: Güzel ahlak, hayâ.
Pazar: Alışveriş yeri.
Edepsiz: Kötü ahlaklı, hayâsız.
Dâvet: Çağırma, ziyafet, duâ.
Öz: Asıl, kendi, kendisi, iç âlemi.
Tefekkür: Düşünmek, fikri harekete geçirmek.
Tahkik: Doğru olup olmadığını araştırmak, yanlışlığı meydana çıkarmak, icelemek, iç yüz.
Çün: Zirâ, çünki, mâdem ki.
Taklid: Benzetmeye ve benzemeye çalışmak, benzerini yapmak.
Nefs: Can, kişi, kendi, öz varlık. Bir şeyin zâtı olan kendisi.
Hakk: Doğru, gerçek.
Hu: "O" Mânâsında gösterme zamiri.
 
Veda Hutbesi

Bismillahirrahmanirrahim

"Ey insanlar!

"Sözümü iyi dinleyiniz! Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada bir daha bulusamiyacagim. "Insanlar! "Bugünleriniz nasil mukaddes bir gün ise, bu aylariniz nasil mukaddes bir ay ise, bu sehriniz (Mekke) nasil mübarek bir sehir ise, canlariniz, malariniz, namuslariniz da öye mukaddestir, her türlü tecâvüzden korunmustur.

"Ashabim!

"Muhakkak Rabbinize kavusacaksiniz. O'da sizi yapti olayi sorguya cekecektir. Sakin benden sonra eski sapikliklara dönmeyiniz ve birbirinizin boynunu vurmayiniz! Bu vasiyetimi, burada bulunanlar, bulunmayanlara ulastirsin. Olabilir ki, burada bulunan kimse bunlari daha iyi anlayan birisine ulastirmis olur.

"Ashabim!

"Kimin yaninda bir emanet varsa, onu hemen sahibine versin. Biliniz ki, faizin her cesidi kalidirilmistir. Allah böyle hükmetmistir. Ilk kaldirdigim faiz de Abdulmutallib'in oglu (amcam) Abbas'in faizidir. Lakin anaparaniz size aittir. Ne zulmediniz, ne de zulme ugrayiniz.

"Ashabim!"

"Dikkat ediniz, Cahiliyeden kalma bütün adetler kaldirilmistir, ayagimin altindadir. Cahiliye devrinde güdülen kan davalari da tamamen kaldirilmistir. Kaldirdigim ilk kan davasi Abdulmuttalib'in torunu Iyas bin Rabia'nin kan davasidir.

"Ey insanlar!

"Muhakkak ki, seytean su topraginizda kendisine tapinmaktan tamamen ümidini kesmistir. Fakat siz bunun disinda ufak tefek islerinizde ona uyarsaniz, bu da onu memnun edecektir. Dininizi korumak icin bunlardan da sakininiz.

"Ey insanlar!

"Kadinlarin haklarini gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanizi tavsiye ederim. Siz kadinlari, Allah'in emaneti olarak aldiniz ve onlarin namusunu kendinize Allah'in emriyle helal kildiniz. Sizin kadinlar üzerinde hakkiniz, kadinlarin da sizin üzerinizde hakki vardir. Sizin kadinlar üzerindeki hakkinizi; yataginizi hic kimseye cignetmemeleri, hoslanmadiginiz kimseleri izininiz olmadikca evlerinize almamalaridir. Eger gelmesine müsade etmediginiz bir kimseyi evinize alirlarsa, Allah, size onlarin yataklarinda yalniz burakmaniza ve daha olmasza hafifce dövüp sakindirmaniza izin vermistir. Kadinlarin da sizin üzerinizdeki haklari, mesru örf ve adete göre yiyecek ve giyeceklerini temin etmenizdir.

"Ey mü'minler!

"Size iki emanet burakiyorum, onlara sarilip uydukca yolunuzu hic sasirmazsiniz. O emanetler, Allah'in kitabi Kur-ân-i Kerim ve Ehl-i Beyt'imdir.

"Mü'minler!

"Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz! Müslüman Müslümanin kardesidir ve böylece bütün Müslümanlar kardestirler. Bir Müslümana kardesinin kani da, mali da helal olmaz. Fakat malini gönül hoslugu ile vermisse o baskadir.

"Ey insanlar!

"Cenab-i Hakk her hak sahibine hakkini vermistir. Her insanin mirastan hissesini ayirmistir. Mirasciya vasiyet etmeye lüzüm yoktur. Cocuk kimin döseginde dogmussa ona aittir. Zina eden kimse icin mahrumiyet vardir. Babasindan baskasina ait soy iddia eden soysuz yahut efendisinden baskasina intisaba kalkan köle, Allah'in, meleklerinin ve bütün insanlarin lanetine ugrasin. Cenab-i Hakk, bu gibi insanlarin ne tevbelerini, ne de adalet ve sehadetlerini kabul eder.

"Ey insanlar!

"Rabbiniz birdir. Babaniz da birdir. Hepiniz Adem'in cocuklarisiniz, Adem ise topraktandir. Arabin Arap olmayana, Arap olmayanin da Arap üzerine üstünlügü olmadigi gibi; kirmizi tenlinin siyah üzerine, siyahin da kirmizi tenli üzerinde bir üstünlügü yoktur. Üstünlük ancak takvada, Allah'tan korkmaktadir. Allah yaninda en kiymetli olaniniz O'ndan en cok korkaninizdir. "Azasi kesik siyahî bir köle basinza amir olarak tayin edilse, sizi Allah'in kitabi ile idare ederse, onu dinleyiniz ve itaat ediniz. "Suclu kendi sucundan baskasi ile suclanamaz. Baba, oglunun sucu üzerine, oglu da babasinin sucu üzerine suclanamaz. "Dikkat ediniz! Su dört seyi kesinlikle yapmaycaksiniz: Allah'a hicbir seyi ortak kosmayacaksiniz. Allah'in haram ve dokunulmaz kildigi cani, haksiz yere öldürmeyeceksiniz. Zina etmeyeceksiniz. Hirsizlik yapmayacaksiniiz.. "Insanlar Lâilahe illallah deyinceye kadar onlarla cihad etmek üzere emrolundum. Onlar bunu söyledikleri zaman kanlarini ve mallarini korumus olurlar. Hesaplari ise Allah'a aittir.

"Insanlar!

"Yarin beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz?" Saheb-i Kiram birden söyle dediler: "Allah'in elciligini ifa ettiniz, vazifenizi hakkiyla yerine getirdiniz, bize vasiyet ve nasihatta bulundunuz, diye sehadet ederiz!"

 Bunun üzerine Resul-i Ekrem Efendimiz (S.A.V.) sehadet parmagini kaldirdi, sonra da cemaatin üzerine cevirip indirdi ve söyle buyurdu: "Sahid ol, yâ Rab! Sahid ol, yâ Rab! Sahid ol, yâ Rab!"!!!