• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/
  • https://twitter.com/
Üyelik Girişi
Site Haritası
Kategoriler
Hava Durumu
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.76855.7917
Euro6.44586.4716
TARİHTE BUGÜN

Tarihte Bugün v.5.0

    • El-Kassas 88: "Allah ile beraber başka bir Tanrı bulup o'na tapma,o'ndan bakşa hiç bir tapacak yoktur. O'nun Zâtından başka her şey helâk,yani yok olucudur,fanidir,geçicidir. Hüküm o'nundur ve siz ancak o'na döndürüleceksiniz."
    • Tevbe 28: Ey iman edenler! Müşrikler,ancak bir pisliktirler;atık bu yıllardan (hicetin dokuzuncu yılından) sonra Mescid-i Haram'a yaklaşmasınlar.Eğer fakirlikten korkarsanız.Allah sizi fazlından zenginleştirecektir inşallah. Gerçekten Allah Alimdir,Hâkim'dir. 
    • El-Vakıa 77: O,elbette şerfli bir Kur'an'dır. 78: Öyle ki,( Allah katında ) Levh-i Mahfuz'da saklıdır. 79: O'na ( Dış ve İç Pisliklerden ) temizlenenlarden başkası dokunamaz. 80: Alemlerin Rabb'inden indirilmedir o...
    • Bakara 115: "Mesrik de Allâh'indir, magrib de. Hangi tarafa dönerseniz, Allah'in yüzü oradadir. Çünkü Allâh Vasi'dir, Alîm'dir"
    • 8 Enfal 17: Resulüm (savaşta) onları siz öldürmediniz,fakat Allah onları öldürdü.Attığın zamanda sen atmadın,fakat Allah attı...
    • 92- Âli İmran 92: Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcamadıkça,iyiliğe asla erişemezsiniz. Her ne harcarsanıZ Allah onu bilir.
    • ARAF SURESİ AYET 146: Yeryüzünde haksız yere ululuk satanlara ayetlerimizi idrak ettirmeyeceğiz, zaten onlar, hangi delili görseler inanmazlar, doğru yolu görseler o yola gitmezler, fakat azgınlık yolunu gördüler mi hemen o yola gitmeye koyulurlar; bu da ayetlerimizi yalan saymalarından ve onlardan gaflet etmelerinden ileri gelir
    • 18 Kehf 65: "fevecedâ abden min ibâdinâ âteynâhü rahmeten min indinâ ve allemnâhü min ledünnâ ilmâ" ( Orada ) kullarımızdan bir kul buldular ki,biz ona katımızdan bir rahmet vermiştik ve ona katımızdan bir ilim öğretmiştik.
    • 7 / A'RÂF - 179 Andolsun ki; Biz cinn ve insanlardan bir çoğunu cehennem için yarattık. Onların kalbleri vardır; anlamazlar, gözleri vardır; görmezler, kulakları vardır; duymazlar. Onlar; hayvanlar gibidirler, hatta daha da sapıktırlar. İşte onlar; gafillerin kendilerdir.
    • 10 / YÛNUS - 100: Allah'ın izni olmadıkça hiçbir benlik iman edemez. Allah, pisliği, aklını kullanmayanlar üzerine bırakır.
    • 8-ENFAL: 22 - Çünkü yeryüzünde dolaşan canlıların Allah katında en kötüsü anlamayan ve düşünmeyen sağırlarla dilsizlerdir.
    • 4 - Nisa: 79 - (Ey insanoğlu!) sana gelen her iyilik Allah'tandır, sana ne kötülük dokunursa kendindendir. Ey Muhammed! Biz seni bütün insanlara bir elçi olarak gönderdik. Buna şahit olarak da Allah yeter.
    • 8-ENFAL: 22 - Çünkü yeryüzünde dolaşan canlıların Allah katında en kötüsü anlamayan ve düşünmeyen sağırlarla dilsizlerdir.
    • Kehf Sûresi: 25: Onlar mağaralarında üçyüz sene durdular, dokuz da ilave ettiler.
    • 87, Â'lâ sûresi:14-15: Elbette kurtulmuştur temizlenen, Rabb'inin adını anıp, O'na kulluk eden.

Meyhanemiz

Lâ Salâte limen lem yekümillâhi fî kiblete (Kıblesi Hakk olmayan kimsenin namazı yoktur.)







Neden Fakirullahmelâmî?!.


    Çünkü İnsanoğlu'nun varlığı bir hayâl mesâbesinde olduğu gibi, vâr olduğunu zannetmesinden dolayıdır ki, benliğine kulluk etmektedir. Hakikat'de Allâh var başka birşey yok. İnsanoğlu yokluğunu bilip Hakk'da fakir olduğunu bilmesi gerek. Bu yüzden insan fakirdir. Yâni Fakirullâh'tır (Allâh'ın Fakiri)' dir. 

 Fakîrullâhmelâmî 
-----------------------------------------------

MELÂMÎLERİZ 

Allâh bir diyen Tevhid'e eren,
Her an zikreden Melâmîleriz.
Fâ'ili mutlak Allâh'tır ancak,
Bâkî kalacak Melâmîleriz.

Gözü görmeyen hem işitmeyen,
Şer söylemeyen Melâmîleriz.
Canını veren kabir'e giren,
Zât'ına eren Melâmîleriz.

Fenâ'dan geçen beka'ya eren,
Ene-l Hakk diyen Melâmîleriz.
Hakk'ta yok olan kulluğu bulan,
Âleme dolan Melâmîleriz.

Muhammed Nûr'un bendeleriyiz,
Hacıoğlu'nun dervişleriyiz,
Hakk ile Hakk'ı seyredenleriz,
"Yahyâ" şükret ki Melâmîleriz.

Fakirullâhmelâmî.
Bu yıl da ramazan geldi. Bizleri ona kavuşturan Allah’a hamdolsun. Ramazanlar birlikte televizyonlarda ve gazetelerde uzmanların görüşlerini dinleyeceğiz, okuyacağız. Bizi tok tutacak yiyeceklerin neler olduğunu söyleyeceklar, hangi meşrubatın bizi susatmayacağını anlatacaklar. Bir kısım insanlar uzmanların bu tavsiyelerine uymaya çalışacak, gün boyunca kendilerini tok tutacak yiyecekleri sahur sofralarına koymakla meşgul olacaklar. Oruçlu iken susuzluk çekmemek için neler yapılması gerekiyorsa onları yapacaklar. Böylece açlık ve susuzluk hissetmeden oruçlarını tutmuş olacaklar. Allah oruçlarını kabul etsin.
Geçtiğimiz Çarşamba gecesi Beraat Kandili olarak kutlandı. Kutlandı diyorum çünkü camiler doldu taştı, evlerde dualar edildi, namazlar kılındı. Kuran’da kandillerden bahsedilmediği, dolayısıyla kandillerin dini değil de geleneksel günler olduğu artık sıklıkla ortaya konan bir mesele. Benim bahsetmek istediğim, yani aslında eleştirdiğim ise insanların Allah’a yaklaşmak için illa ki böyle özel günler bekliyor olmaları.
28.07.2012
07.07.2012
İnsana çeşitli iyilikler lutfeden,Kur'an sofrasına insanları ve cinleri davet eden Allah'a hamdolsun.Rahman namına o sofralara çağıranların Efendisi Hz.Muhammed'e; irfan sofralarına koşarak kalblerine irfan dolduran Ali'ne ve ashabına salat ve selam olsun.Bundan sonra : Bu fakir kul Mısri,her ne kadar o sofralara güzel icabet edemedi ise de uzun zamandan beri yüce Allah'ın şu sözüyle o sofranın inmesini istiyordu : "Allah'ım,bize gökten öyle bir sofra indir ki bizden öncekilere de,bizden sonrakilere de bir bayram ve senden bir mu'cize olsun.Bizi rızıklandır.Muhakkak sen,rızık verenlerin en hayırlısısın."
Günümüz mezheplerinin katı ve kesin kuralları, kendileri gibi düşünmeyen müminleri aforoz eden, kendisine “Allah’ın askeri” sıfatını layık gören müminler yetiştiriyor. “5 vakit namazın 1 vaktini kaçıran kişide iman olmaz.” anlayışıyla hareket eden kardeşlerimiz, elbette ki Kur’an-ı Kerim’i asla ve asla Türkçe okumuyorlar. Belki bir şeyleri düzelteceğim diyerek işi iyice içinden çıkılmaz hale getiren, ve kendilerine birtakım insanüstü özellikler bahşeden hocalardan öğreniyor bu kardeşlerimiz, dinlerini.
13.06.2012
04.06.2012
Söz konusu iddia ilk olarak orta çağ batılı oryantalistler tarafından ortaya atılmıştır. Aslında hiçbir ciddi tarihçi hiçbir zaman bu görüşü savunmamasına rağmen, Türkiye’deki bazı ateistler bu iddiayı eserlerinde gündeme getirip ciddi bir iddiaymış gibi göstermişlerdir. İddia’nın tek temelli hadislerde geçen Hz. Muhammed’in vahiy alırken titrediği, üstüne ağırlık çöktüğü iddialarıdır. Ancak aşağıda detaylı bir biçimde inceleyeceğimiz gibi bu hadislerdeki iddiaları kabul etsek bile, Hz. Muhammed’in sara hastası olduğunu çıkarmak mümkün değildir. Söz konusu iddiaya kısaca şöyle cevap verebiliriz:
Bu yazıda değinmek istediğim konu peygamber dönemindeki müslümanlar ve peygamber döneminde yaşamış olsa idik acaba nasıl insanlar olurduk olacak. Gelenekçi ve mezhepçi din anlayışında yalnızca peygamber değil peygamberle beraber yaşamış onun yakın çevresindeki insanlar ve peygamberle aynı şehirde, toplumda yaşayan insanlar da abartılı biçimde yüceltilmektedirler. Gelenekçi ve mezhepçi din anlayışındaki bu yaklaşım özellikle Kuran’dan habersiz ve din konusunda gevşek insanları bazı yanlış düşüncelere sevk etmekteler. Buna göre peygamber döneminde yaşamış olmanın iyi bir müslüman olmak için başlı başına bir avantaj olduğunu, peygamber döneminde yaşayan insanların hepsinin çok iyi müslümanlar olduğunu, peygamberin olduğu dönemde iyi bir müslüman olmanın kolay olduğunu düşünenler bulunmakta.
30.05.2012
28.05.2012
[14]İbrahim/35: Ve İbrahim şöyle demişti: Rabbim! Bu şehri güvenli kıl; beni ve oğullarımı putlara kulluktan uzak tut! [14]İbrahim/37: … onları ürünlerden rızıklandır, umulur ki şükrederler. [28]Kasas/57: Onlar, “Sizinle beraber doğru yolu tutarsak, kendi yurdumuzdan koparılıp çıkarılırız” dediler. Biz onları tarafımızdan bir rızık olarak, her türlü meyve ve mahsullerin kendisinde toplandığı, saygın ve güvenlikli bir yere yerleştirmedik mi? Fakat onların çoğu bilmezler.
Biz seni ancak, âlemler için bir rahmet olarak rasul yaptık.” “ENBİYA suresi 107″ Biz seni ancak müjdeleyici ve uyarıcı olarak rasul yaptık. “ FURKÂN suresi 56″ Yani tüm insanlık alemi için rasul yapılmıştır. Alemlere rahmet oluşu müjdeleme ve uyarmadır. Bu “Son Nebi/Hatemin Nebi” olmasının gereğidir..Bu ayeti çarpıtanlar Kainatın Muhammed nebinin yüzü suyu hürmetine yaratıldığını söylemekten geri durmamışlardır..Son nebiyi’ye tapınmanın daha açık bir ifadesi olamazdı sanırız..
16.05.2012
14.05.2012
Kadının Sömürülmesi “Kadının sömürülmesi çağlara göre farklılaşarak devam ediyor. Önceki yıllarda küçümsenerek, şiddet uygulanarak sömürülen kadından, şimdi övülerek ve iltifat edilerek, çıkar sağlanmaya çalışılıyor. Bu anlamda çok sıkça gündeme gelen cinsel özgürlük konusu, onun daha fazla erkekle beraber olmasının, kendisi için özgürlük olacağını ifade ediyor. İlk bakışta kadın haklarını savunmak gibi gözüken bu durum, aslında ona zarar veriyor. Oysa kadının sosyal hayattaki konumunu çok dar kalıplara sokmak, doğasına aykırı ve zaten psikolojisi bu durumu reddediyor. Sömürüyü ortadan kaldırmak için de kadının dişiliğini değil, kişiliğini kullanması gerekiyor. Çünkü şu anda kadını sömürmek isteyenler, onu kimliksizleştirerek cinsel cazibesini ön plana çıkarıyorlar, buna karşılık toplumsal statüsünde dişilik faktörünü ikinci plana düşürüp şahsiyeti ve vasıflarıyla kendini var eden kadın, erkeklerin çıkarlarını hiçe saymış oluyor.
Kuran’a bakarsak Allah’tan gelen her musibetin bir sebebi olduğunu görürüz. Allah kuluna durduk yerde kaza, bela, hastalık, sıkıntı, keder vermemektedir. Allah, kötü biri olmadığını, kullarına zulmetmediğini, kulların kendi kendilerine zulmettiklerini söylemektedir: Allah, insanlara hiçbir şekilde zulmetmez. Ama insanlar öz benliklerine zulmediyorlar. Yunus44
12.05.2012
06.05.2012
... 10 ...
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam6
Toplam Ziyaret323685
Saat
Duyurular
Anket
CAMİLER ALLAH'IN EVİ MİDİR?
Takvim
Namaz Vakitleri
Her güne bir dua

Edep Ya Hû
EDEP YÂ HÛ...
 
Edep ayağa düşmüş de,
Pazar'da satılır olmuş.
Sakız olmuş dillerde,
Bilmeden söylenir olmuş.
 
Bize edepsiz diyenler,
Edebe dâvet edenler,
Edep dersi öğretenler,
Edepsizce söyler olmuş.
 
Edep yâ hû diye diye,
Ortalarda gezenlere
Sordum, edep nedir diye.
Başı önde susar olmuş.
 
Edep yâ hû nedir bilmez,
Özünü tefekkür etmez,
Tahkik ile söyleyemez,
Çün, taklîden söyler olmuş.
 
"Yahya Salih" edep yâ hû,
Edepsizlik etme yâ hû.
Uyan aç gözünü yâ hû,
Nefsin Hakk'a söver olmuş.
 
Fakirullahmelâmî
 
Edep: Güzel ahlak, hayâ.
Pazar: Alışveriş yeri.
Edepsiz: Kötü ahlaklı, hayâsız.
Dâvet: Çağırma, ziyafet, duâ.
Öz: Asıl, kendi, kendisi, iç âlemi.
Tefekkür: Düşünmek, fikri harekete geçirmek.
Tahkik: Doğru olup olmadığını araştırmak, yanlışlığı meydana çıkarmak, icelemek, iç yüz.
Çün: Zirâ, çünki, mâdem ki.
Taklid: Benzetmeye ve benzemeye çalışmak, benzerini yapmak.
Nefs: Can, kişi, kendi, öz varlık. Bir şeyin zâtı olan kendisi.
Hakk: Doğru, gerçek.
Hu: "O" Mânâsında gösterme zamiri.
 
Veda Hutbesi

Bismillahirrahmanirrahim

"Ey insanlar!

"Sözümü iyi dinleyiniz! Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada bir daha bulusamiyacagim. "Insanlar! "Bugünleriniz nasil mukaddes bir gün ise, bu aylariniz nasil mukaddes bir ay ise, bu sehriniz (Mekke) nasil mübarek bir sehir ise, canlariniz, malariniz, namuslariniz da öye mukaddestir, her türlü tecâvüzden korunmustur.

"Ashabim!

"Muhakkak Rabbinize kavusacaksiniz. O'da sizi yapti olayi sorguya cekecektir. Sakin benden sonra eski sapikliklara dönmeyiniz ve birbirinizin boynunu vurmayiniz! Bu vasiyetimi, burada bulunanlar, bulunmayanlara ulastirsin. Olabilir ki, burada bulunan kimse bunlari daha iyi anlayan birisine ulastirmis olur.

"Ashabim!

"Kimin yaninda bir emanet varsa, onu hemen sahibine versin. Biliniz ki, faizin her cesidi kalidirilmistir. Allah böyle hükmetmistir. Ilk kaldirdigim faiz de Abdulmutallib'in oglu (amcam) Abbas'in faizidir. Lakin anaparaniz size aittir. Ne zulmediniz, ne de zulme ugrayiniz.

"Ashabim!"

"Dikkat ediniz, Cahiliyeden kalma bütün adetler kaldirilmistir, ayagimin altindadir. Cahiliye devrinde güdülen kan davalari da tamamen kaldirilmistir. Kaldirdigim ilk kan davasi Abdulmuttalib'in torunu Iyas bin Rabia'nin kan davasidir.

"Ey insanlar!

"Muhakkak ki, seytean su topraginizda kendisine tapinmaktan tamamen ümidini kesmistir. Fakat siz bunun disinda ufak tefek islerinizde ona uyarsaniz, bu da onu memnun edecektir. Dininizi korumak icin bunlardan da sakininiz.

"Ey insanlar!

"Kadinlarin haklarini gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanizi tavsiye ederim. Siz kadinlari, Allah'in emaneti olarak aldiniz ve onlarin namusunu kendinize Allah'in emriyle helal kildiniz. Sizin kadinlar üzerinde hakkiniz, kadinlarin da sizin üzerinizde hakki vardir. Sizin kadinlar üzerindeki hakkinizi; yataginizi hic kimseye cignetmemeleri, hoslanmadiginiz kimseleri izininiz olmadikca evlerinize almamalaridir. Eger gelmesine müsade etmediginiz bir kimseyi evinize alirlarsa, Allah, size onlarin yataklarinda yalniz burakmaniza ve daha olmasza hafifce dövüp sakindirmaniza izin vermistir. Kadinlarin da sizin üzerinizdeki haklari, mesru örf ve adete göre yiyecek ve giyeceklerini temin etmenizdir.

"Ey mü'minler!

"Size iki emanet burakiyorum, onlara sarilip uydukca yolunuzu hic sasirmazsiniz. O emanetler, Allah'in kitabi Kur-ân-i Kerim ve Ehl-i Beyt'imdir.

"Mü'minler!

"Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz! Müslüman Müslümanin kardesidir ve böylece bütün Müslümanlar kardestirler. Bir Müslümana kardesinin kani da, mali da helal olmaz. Fakat malini gönül hoslugu ile vermisse o baskadir.

"Ey insanlar!

"Cenab-i Hakk her hak sahibine hakkini vermistir. Her insanin mirastan hissesini ayirmistir. Mirasciya vasiyet etmeye lüzüm yoktur. Cocuk kimin döseginde dogmussa ona aittir. Zina eden kimse icin mahrumiyet vardir. Babasindan baskasina ait soy iddia eden soysuz yahut efendisinden baskasina intisaba kalkan köle, Allah'in, meleklerinin ve bütün insanlarin lanetine ugrasin. Cenab-i Hakk, bu gibi insanlarin ne tevbelerini, ne de adalet ve sehadetlerini kabul eder.

"Ey insanlar!

"Rabbiniz birdir. Babaniz da birdir. Hepiniz Adem'in cocuklarisiniz, Adem ise topraktandir. Arabin Arap olmayana, Arap olmayanin da Arap üzerine üstünlügü olmadigi gibi; kirmizi tenlinin siyah üzerine, siyahin da kirmizi tenli üzerinde bir üstünlügü yoktur. Üstünlük ancak takvada, Allah'tan korkmaktadir. Allah yaninda en kiymetli olaniniz O'ndan en cok korkaninizdir. "Azasi kesik siyahî bir köle basinza amir olarak tayin edilse, sizi Allah'in kitabi ile idare ederse, onu dinleyiniz ve itaat ediniz. "Suclu kendi sucundan baskasi ile suclanamaz. Baba, oglunun sucu üzerine, oglu da babasinin sucu üzerine suclanamaz. "Dikkat ediniz! Su dört seyi kesinlikle yapmaycaksiniz: Allah'a hicbir seyi ortak kosmayacaksiniz. Allah'in haram ve dokunulmaz kildigi cani, haksiz yere öldürmeyeceksiniz. Zina etmeyeceksiniz. Hirsizlik yapmayacaksiniiz.. "Insanlar Lâilahe illallah deyinceye kadar onlarla cihad etmek üzere emrolundum. Onlar bunu söyledikleri zaman kanlarini ve mallarini korumus olurlar. Hesaplari ise Allah'a aittir.

"Insanlar!

"Yarin beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz?" Saheb-i Kiram birden söyle dediler: "Allah'in elciligini ifa ettiniz, vazifenizi hakkiyla yerine getirdiniz, bize vasiyet ve nasihatta bulundunuz, diye sehadet ederiz!"

 Bunun üzerine Resul-i Ekrem Efendimiz (S.A.V.) sehadet parmagini kaldirdi, sonra da cemaatin üzerine cevirip indirdi ve söyle buyurdu: "Sahid ol, yâ Rab! Sahid ol, yâ Rab! Sahid ol, yâ Rab!"!!!