• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/
  • https://twitter.com/
Üyelik Girişi
Site Haritası
Kategoriler
Hava Durumu
Anlık
Yarın
10° 13° 8°
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar6.04216.0663
Euro6.75016.7772
TARİHTE BUGÜN

Tarihte Bugün v.5.0

    • El-Kassas 88: "Allah ile beraber başka bir Tanrı bulup o'na tapma,o'ndan bakşa hiç bir tapacak yoktur. O'nun Zâtından başka her şey helâk,yani yok olucudur,fanidir,geçicidir. Hüküm o'nundur ve siz ancak o'na döndürüleceksiniz."
    • Tevbe 28: Ey iman edenler! Müşrikler,ancak bir pisliktirler;atık bu yıllardan (hicetin dokuzuncu yılından) sonra Mescid-i Haram'a yaklaşmasınlar.Eğer fakirlikten korkarsanız.Allah sizi fazlından zenginleştirecektir inşallah. Gerçekten Allah Alimdir,Hâkim'dir. 
    • El-Vakıa 77: O,elbette şerfli bir Kur'an'dır. 78: Öyle ki,( Allah katında ) Levh-i Mahfuz'da saklıdır. 79: O'na ( Dış ve İç Pisliklerden ) temizlenenlarden başkası dokunamaz. 80: Alemlerin Rabb'inden indirilmedir o...
    • Bakara 115: "Mesrik de Allâh'indir, magrib de. Hangi tarafa dönerseniz, Allah'in yüzü oradadir. Çünkü Allâh Vasi'dir, Alîm'dir"
    • 8 Enfal 17: Resulüm (savaşta) onları siz öldürmediniz,fakat Allah onları öldürdü.Attığın zamanda sen atmadın,fakat Allah attı...
    • 92- Âli İmran 92: Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcamadıkça,iyiliğe asla erişemezsiniz. Her ne harcarsanıZ Allah onu bilir.
    • ARAF SURESİ AYET 146: Yeryüzünde haksız yere ululuk satanlara ayetlerimizi idrak ettirmeyeceğiz, zaten onlar, hangi delili görseler inanmazlar, doğru yolu görseler o yola gitmezler, fakat azgınlık yolunu gördüler mi hemen o yola gitmeye koyulurlar; bu da ayetlerimizi yalan saymalarından ve onlardan gaflet etmelerinden ileri gelir
    • 18 Kehf 65: "fevecedâ abden min ibâdinâ âteynâhü rahmeten min indinâ ve allemnâhü min ledünnâ ilmâ" ( Orada ) kullarımızdan bir kul buldular ki,biz ona katımızdan bir rahmet vermiştik ve ona katımızdan bir ilim öğretmiştik.
    • 7 / A'RÂF - 179 Andolsun ki; Biz cinn ve insanlardan bir çoğunu cehennem için yarattık. Onların kalbleri vardır; anlamazlar, gözleri vardır; görmezler, kulakları vardır; duymazlar. Onlar; hayvanlar gibidirler, hatta daha da sapıktırlar. İşte onlar; gafillerin kendilerdir.
    • 10 / YÛNUS - 100: Allah'ın izni olmadıkça hiçbir benlik iman edemez. Allah, pisliği, aklını kullanmayanlar üzerine bırakır.
    • 8-ENFAL: 22 - Çünkü yeryüzünde dolaşan canlıların Allah katında en kötüsü anlamayan ve düşünmeyen sağırlarla dilsizlerdir.
    • 4 - Nisa: 79 - (Ey insanoğlu!) sana gelen her iyilik Allah'tandır, sana ne kötülük dokunursa kendindendir. Ey Muhammed! Biz seni bütün insanlara bir elçi olarak gönderdik. Buna şahit olarak da Allah yeter.
    • 8-ENFAL: 22 - Çünkü yeryüzünde dolaşan canlıların Allah katında en kötüsü anlamayan ve düşünmeyen sağırlarla dilsizlerdir.
    • Kehf Sûresi: 25: Onlar mağaralarında üçyüz sene durdular, dokuz da ilave ettiler.
    • 87, Â'lâ sûresi:14-15: Elbette kurtulmuştur temizlenen, Rabb'inin adını anıp, O'na kulluk eden.

Meyhanemiz

Lâ Salâte limen lem yekümillâhi fî kiblete (Kıblesi Hakk olmayan kimsenin namazı yoktur.)







Neden Fakirullahmelâmî?!.


    Çünkü İnsanoğlu'nun varlığı bir hayâl mesâbesinde olduğu gibi, vâr olduğunu zannetmesinden dolayıdır ki, benliğine kulluk etmektedir. Hakikat'de Allâh var başka birşey yok. İnsanoğlu yokluğunu bilip Hakk'da fakir olduğunu bilmesi gerek. Bu yüzden insan fakirdir. Yâni Fakirullâh'tır (Allâh'ın Fakiri)' dir. 

 Fakîrullâhmelâmî 
-----------------------------------------------

MELÂMÎLERİZ 

Allâh bir diyen Tevhid'e eren,
Her an zikreden Melâmîleriz.
Fâ'ili mutlak Allâh'tır ancak,
Bâkî kalacak Melâmîleriz.

Gözü görmeyen hem işitmeyen,
Şer söylemeyen Melâmîleriz.
Canını veren kabir'e giren,
Zât'ına eren Melâmîleriz.

Fenâ'dan geçen beka'ya eren,
Ene-l Hakk diyen Melâmîleriz.
Hakk'ta yok olan kulluğu bulan,
Âleme dolan Melâmîleriz.

Muhammed Nûr'un bendeleriyiz,
Hacıoğlu'nun dervişleriyiz,
Hakk ile Hakk'ı seyredenleriz,
"Yahyâ" şükret ki Melâmîleriz.

Fakirullâhmelâmî.
“Bu Bir Tebliğdir” Oku’yun!… Dininizin kitabını Yaratan Rabbinizin adıyla başlayıp okuyun… O, kalemle yazmayı ve insana bilmediklerini öğretendir… Yalnız O’na kulluk eder ve yalnız O’ndan yardım dileriz… Tek hüküm koyucudur… Kuran; O’nun insanların akıllarını kullanıp faydalanmaları için indirdiği hak kitaptır… Apaçık deliller olarak indirilmiş, eksiksiz bir gerçektir… Apaçık bir mesajdır… Şüphe yoktur onda… Ona kuvvetle sarılıp, muhtevasını iyi inceleyip ders almalı, böylece kötü akıbetlerden korunmalısınız…
“Tövbe de!” diyerek ve yerinde titreyerek uyardı çocuğu “O o kadar ilim sahibi kıymetli bir zat, şeyh efendinin bir daha sakın elini öpmemezlik yapma!” Küçük delikanlı başını öne eğdi, biraz düşündükten sonra saçıyla kaşının arasını iki parmağıyla hafifçe sıvazlayıp “ama neden” dedi “Sen benim büyüğümsün. Senin elini öpünce mutlu oluyorum. Çünkü sen beni seviyorsun. Ama o adam neden elini öptürüyor ki bana? Beni sevdiğini bile bilmiyorum.”
25.04.2013
19.04.2013
Dirilt bizi ey Kur’an! Hayatımıza yön veren senin ahkamın olsun. Seni bize gönderen yüce Yaratıcımızın emri yeryüzünde hakim, beşeriyet seninle mutmain olsun. Hayatımız boyunca hep birilerini örnek aldık. Kimi zaman bizden daha fazla bilenleri, kimi zaman önder olarak gördüğümüz bazı kimseleri, kimi zaman hayatları koşuşturmaca içerisinde olanlar, kimi zamanda iyi edebiyat yapanlar hep bizim fark ettirmeden kendilerini örnek aldığımız kişiler olmuşlardır. Fakat az bir bilgiye sahip olduğumuzda da maalesef ilk eleştirdiğimiz insanlar da onlar olmuşlardır. Daha iyisini yapmışçasına, daha güzel örneklikler sergilemişçesine eleştiri oklarımızı bir zamanlar bize örnek olan insanlara yöneltmişiz.
“Atalara Dair Ayetler” Hiç merak ettiniz mi? Acaba bize dini anlatan ilmihaller ve değer verip dikkatlice dinlediğiniz ve de gelmiş geçmiş vaizlerden bir kısmı bizim Kuran’ı okumamış ve ayetlerin anlamını bilmiyor olmamızdan faydalanarak bizi kandırmış veya kandırıyor olabilirler mi? Acaba hâlihazırda iyi niyetle yaptığımız dini uygulamalarımız geçmişten beri tahkiksiz gelen ve sadece şekilde kalıp içi gerçekle doldurulmamış olan ilkel ritüellere benzetilmiş olabilir mi? Yoksa çeşitli sorgulanamaz kalıplarla baskıcı bir atalar dini yaşıyoruz da özgür düşünemiyor olabilir miyiz?
08.04.2013
28.03.2013
Tanıdığım en kuvvetli kadındı. İki çocuğundan birisi fiziksel engelliydi. İki çocuğunu birbirlerinden ayırdığını asla görmedim. Sevgisini gösterirken de eşit davranırdı, öfkesini gösterirken de. Hani insanın engelli evladına meyletmesi, doğal bir koruma içgüdüsü ile belki biraz farklı davranması söz konusu olabilir ya, özellikle dikkat ederdi öyle yapmamaya, engelli olan kendisini “ayrıcalıklı” ve “engelli” hissetmesin diye. Öyle de oldu. Olabildiğince kendisi ile barışık bir evlat yetiştirdi, O’ndan torunları oldu, görünüşte mutlu bir hayatları var, içlerini bilemem tabii.
eleneksel biçimde, kendi kitabını okumadan ve üzerinde düşünmeden dinini en iyi şekilde yaşadığını zannedenler Kuran’ı anlayamayacaklarından korkutulmuş, ona dokunmaktan bile çekinir olmuş ve onu sadece kim olduğuna bile emin olmadıkları bir takım din adamlarının anlayabileceği konusunda fikir birliğine varmış durumdalar. Oysa böyleleri kendi gibi olan insanları olduğunun üstünde yüceltmekte, onların dediklerini Allah’ın hükmü kabul etmekte (tanrılaştırmakta) ve kendilerinin de Allah’ın bir halifesi olduğu gerçeğini göz ardı etmekte, belki de hiç akıllarına bile getirmemekteler. Halbuki o insanların farkı sadece okuyor ve üzerinde düşünüyor olmalarıdır.
27.03.2013
25.03.2013
Bir yazıma verilen cevapta, genelde yapılan bir yanlışa, güzel bir örnek ile karşılaştım ve bu konuyu, tekrar gündeme getirmenin, yararlı olacağını düşünüyorum. Bizler Kur’an`ı rehber aldığımızı söyleriz. Ama ne yazık ki söylediğimiz ile İslam`ı yaşadığımız, her nedense birbirini tutmaz. Bunun nedeni üzülerek söylemek zorundayım, Kur’an sözde rehber, beşerin kitapları özde- pratikte rehber olduğu içindir. Peygamberimiz mahşer günü boşuna, benim ümmetim Kur’an`ı devre dışı bıraktılar demeyecek. Bana verilen cevaptan, bir soruyu önce sizlere nakletmek istiyorum. ( Sual: Domuzun herkese, ipek ve altının erkeklere haram edilişinin hikmeti nedir?)
Size bugün bir kitap tanıtacağım. Ama siz tanıttığıma bakıp da sakın okumayın! Levh-i Mahfuz yayınlarından! Hayatınız ve ebediyetiniz için daha önemli bir kitap yok. Ama olsun, okumayın! “Oku” diye başlıyor. Ama olsun okumayın! “Oku”nun ne anlama geldiğini siz nereden bileceksiniz, o yüzden okumayın! 1400 yıl önce çıkmış! İsmi Kuran-ı Kerim. Yazarı Allah. Okurları için yazdığı son kitabı. Sana gerekmiyor yani, sadece okurları için! İlk baskısı Mekke ve Medine’de çok rağbet görmüş! Ama siz on dört asır önce çıkmış bir kitabı niye okuyasınız! Dünyanın en çok satılan ama satılma oranına göre anlamak için belki de en az okunan kitabı! Çoğunluğa uyalım! Demek ki okumaya gerek yok! Ama illa ki okumak istiyorsanız sakın ha içinde ne yazdığını anlamak için çevirilerine falan göz atmayın, sadece orijinal diliyle hatta tecvidli okuyun! Sonra anlamaya falan başlarsınız Allah korusun! Okumayın! Anlamayın! Anlaşılmaz olun!!!
22.03.2013
12.03.2013
Kuran’ın çeşitli ayetlerinde akıl etmenin öneminden bahsedildiğini biliyoruz. Hatta pek çok ayette aklı kullanmak, düşünmek, sorgulamak müslümanlara emredilmektedir. 17 – İsra Suresi - 36. Bilmediğin bir şeyin ardına düşme, çünkü kulak, göz ve gönül, bunların hepsi o(yaptığı)ndan sorumludur. 10 – Yunus Suresi - 100. Allah’ın izni olmadan hiç kimse inanmaz ve (Allah) pisliği (huzursuzluğu, azabı), akıllarını kullanmayanların üzerine kor.
Parayla İman Satın Alınır mı?” Cübbeler, sarıklar ve çarşaflar değil mesele. Şekil değil mesele. Allah, O istemedikçe iman sahibi olamayacağımızı söylüyor? Niçin peki? Madem öyle, oturup imanın bize gelmesini mi bekleyeceğiz? Tabii ki hayır! İnanç ve ahlak girift görünmekte! İyi ahlakta olduğunuz süreçte Allah size onu verirse sevinirsiniz veya inancınız tamsa ister istemez ahlaklı davranmak zorunda kalırsınız. Tabii ki bu işte samimiyseniz! Daha önceleri; nasıl olsa Allah affeder dediğiniz küçücük günahlara bile edindiğiniz imanı kaybetme korkusuyla artık yanaşmamaya başlarsınız. Bir de bakarsınız ki böyle daha da ufku açık hale gelmişsiniz. Artık etrafınızdaki hiç kimseyi ne söylerse söylesin Müslüman olmamakla suçlayamazsınız. Ama bazı şeylerin artık farkına varmışsınızdır. Öyle ya da böyle hissedersiniz.
09.03.2013
02.03.2013
 7  ...


Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam11
Toplam Ziyaret313187
Saat
Duyurular
Anket
CAMİLER ALLAH'IN EVİ MİDİR?
Takvim
Namaz Vakitleri
Her güne bir dua

Edep Ya Hû
EDEP YÂ HÛ...
 
Edep ayağa düşmüş de,
Pazar'da satılır olmuş.
Sakız olmuş dillerde,
Bilmeden söylenir olmuş.
 
Bize edepsiz diyenler,
Edebe dâvet edenler,
Edep dersi öğretenler,
Edepsizce söyler olmuş.
 
Edep yâ hû diye diye,
Ortalarda gezenlere
Sordum, edep nedir diye.
Başı önde susar olmuş.
 
Edep yâ hû nedir bilmez,
Özünü tefekkür etmez,
Tahkik ile söyleyemez,
Çün, taklîden söyler olmuş.
 
"Yahya Salih" edep yâ hû,
Edepsizlik etme yâ hû.
Uyan aç gözünü yâ hû,
Nefsin Hakk'a söver olmuş.
 
Fakirullahmelâmî
 
Edep: Güzel ahlak, hayâ.
Pazar: Alışveriş yeri.
Edepsiz: Kötü ahlaklı, hayâsız.
Dâvet: Çağırma, ziyafet, duâ.
Öz: Asıl, kendi, kendisi, iç âlemi.
Tefekkür: Düşünmek, fikri harekete geçirmek.
Tahkik: Doğru olup olmadığını araştırmak, yanlışlığı meydana çıkarmak, icelemek, iç yüz.
Çün: Zirâ, çünki, mâdem ki.
Taklid: Benzetmeye ve benzemeye çalışmak, benzerini yapmak.
Nefs: Can, kişi, kendi, öz varlık. Bir şeyin zâtı olan kendisi.
Hakk: Doğru, gerçek.
Hu: "O" Mânâsında gösterme zamiri.
 
Veda Hutbesi

Bismillahirrahmanirrahim

"Ey insanlar!

"Sözümü iyi dinleyiniz! Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada bir daha bulusamiyacagim. "Insanlar! "Bugünleriniz nasil mukaddes bir gün ise, bu aylariniz nasil mukaddes bir ay ise, bu sehriniz (Mekke) nasil mübarek bir sehir ise, canlariniz, malariniz, namuslariniz da öye mukaddestir, her türlü tecâvüzden korunmustur.

"Ashabim!

"Muhakkak Rabbinize kavusacaksiniz. O'da sizi yapti olayi sorguya cekecektir. Sakin benden sonra eski sapikliklara dönmeyiniz ve birbirinizin boynunu vurmayiniz! Bu vasiyetimi, burada bulunanlar, bulunmayanlara ulastirsin. Olabilir ki, burada bulunan kimse bunlari daha iyi anlayan birisine ulastirmis olur.

"Ashabim!

"Kimin yaninda bir emanet varsa, onu hemen sahibine versin. Biliniz ki, faizin her cesidi kalidirilmistir. Allah böyle hükmetmistir. Ilk kaldirdigim faiz de Abdulmutallib'in oglu (amcam) Abbas'in faizidir. Lakin anaparaniz size aittir. Ne zulmediniz, ne de zulme ugrayiniz.

"Ashabim!"

"Dikkat ediniz, Cahiliyeden kalma bütün adetler kaldirilmistir, ayagimin altindadir. Cahiliye devrinde güdülen kan davalari da tamamen kaldirilmistir. Kaldirdigim ilk kan davasi Abdulmuttalib'in torunu Iyas bin Rabia'nin kan davasidir.

"Ey insanlar!

"Muhakkak ki, seytean su topraginizda kendisine tapinmaktan tamamen ümidini kesmistir. Fakat siz bunun disinda ufak tefek islerinizde ona uyarsaniz, bu da onu memnun edecektir. Dininizi korumak icin bunlardan da sakininiz.

"Ey insanlar!

"Kadinlarin haklarini gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanizi tavsiye ederim. Siz kadinlari, Allah'in emaneti olarak aldiniz ve onlarin namusunu kendinize Allah'in emriyle helal kildiniz. Sizin kadinlar üzerinde hakkiniz, kadinlarin da sizin üzerinizde hakki vardir. Sizin kadinlar üzerindeki hakkinizi; yataginizi hic kimseye cignetmemeleri, hoslanmadiginiz kimseleri izininiz olmadikca evlerinize almamalaridir. Eger gelmesine müsade etmediginiz bir kimseyi evinize alirlarsa, Allah, size onlarin yataklarinda yalniz burakmaniza ve daha olmasza hafifce dövüp sakindirmaniza izin vermistir. Kadinlarin da sizin üzerinizdeki haklari, mesru örf ve adete göre yiyecek ve giyeceklerini temin etmenizdir.

"Ey mü'minler!

"Size iki emanet burakiyorum, onlara sarilip uydukca yolunuzu hic sasirmazsiniz. O emanetler, Allah'in kitabi Kur-ân-i Kerim ve Ehl-i Beyt'imdir.

"Mü'minler!

"Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz! Müslüman Müslümanin kardesidir ve böylece bütün Müslümanlar kardestirler. Bir Müslümana kardesinin kani da, mali da helal olmaz. Fakat malini gönül hoslugu ile vermisse o baskadir.

"Ey insanlar!

"Cenab-i Hakk her hak sahibine hakkini vermistir. Her insanin mirastan hissesini ayirmistir. Mirasciya vasiyet etmeye lüzüm yoktur. Cocuk kimin döseginde dogmussa ona aittir. Zina eden kimse icin mahrumiyet vardir. Babasindan baskasina ait soy iddia eden soysuz yahut efendisinden baskasina intisaba kalkan köle, Allah'in, meleklerinin ve bütün insanlarin lanetine ugrasin. Cenab-i Hakk, bu gibi insanlarin ne tevbelerini, ne de adalet ve sehadetlerini kabul eder.

"Ey insanlar!

"Rabbiniz birdir. Babaniz da birdir. Hepiniz Adem'in cocuklarisiniz, Adem ise topraktandir. Arabin Arap olmayana, Arap olmayanin da Arap üzerine üstünlügü olmadigi gibi; kirmizi tenlinin siyah üzerine, siyahin da kirmizi tenli üzerinde bir üstünlügü yoktur. Üstünlük ancak takvada, Allah'tan korkmaktadir. Allah yaninda en kiymetli olaniniz O'ndan en cok korkaninizdir. "Azasi kesik siyahî bir köle basinza amir olarak tayin edilse, sizi Allah'in kitabi ile idare ederse, onu dinleyiniz ve itaat ediniz. "Suclu kendi sucundan baskasi ile suclanamaz. Baba, oglunun sucu üzerine, oglu da babasinin sucu üzerine suclanamaz. "Dikkat ediniz! Su dört seyi kesinlikle yapmaycaksiniz: Allah'a hicbir seyi ortak kosmayacaksiniz. Allah'in haram ve dokunulmaz kildigi cani, haksiz yere öldürmeyeceksiniz. Zina etmeyeceksiniz. Hirsizlik yapmayacaksiniiz.. "Insanlar Lâilahe illallah deyinceye kadar onlarla cihad etmek üzere emrolundum. Onlar bunu söyledikleri zaman kanlarini ve mallarini korumus olurlar. Hesaplari ise Allah'a aittir.

"Insanlar!

"Yarin beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz?" Saheb-i Kiram birden söyle dediler: "Allah'in elciligini ifa ettiniz, vazifenizi hakkiyla yerine getirdiniz, bize vasiyet ve nasihatta bulundunuz, diye sehadet ederiz!"

 Bunun üzerine Resul-i Ekrem Efendimiz (S.A.V.) sehadet parmagini kaldirdi, sonra da cemaatin üzerine cevirip indirdi ve söyle buyurdu: "Sahid ol, yâ Rab! Sahid ol, yâ Rab! Sahid ol, yâ Rab!"!!!